Kin: Altın

Tsugi: Onarmak anlamındadır.

Kintsugi, kırılmış ya da çatlamış seramiklerin “urushi” adı verilen özel bir reçine ve altın kullanılarak onarıldığı, çok eski ve özgün bir Japon sanatıdır. Seramiklerin kintsugi tekniği ile onarılmaları geçmişe,16. Yüzyıl Japonya’sına kadar uzanır.

Kintsugi ülkemiz için oldukça yeni bir sanat dalıdır ve sanat olarak ülkemize gelişinden önce, felsefesi ülkemize gelmiştir diyebiliriz. Neden derseniz;

Kintsugi tekniği her yıkımın bir son olmadığını gösterir, kırılmayı ve onarılmayı o objenin geçmişinin bir parçası olarak kabul eder. Onarılan yerleri gizlemek yerine altın ile belirginleştirir ve bu yaşanmışlık ile objenin daha değerli ve sağlam bir hale geldiğini savunur. Bu teknik ile onarılan obje artık eşsizdir, biriciktir. Bu konsept acı çekmiş, kırılmış ruhlarımıza da uygulanabilir. Geçirdiğimiz zor zamanlar, travmalarımız, yıkımlarımız daha güçlü, daha güzel, daha iyi birisine dönüşebilmemiz için bir fırsat olabilir. Bu yıkımlar ve kendimizi onarma sürecimiz de bizim yaşamımızın bir parçasıdır. Bizleri bugün olduğumuz biz yapan, birey olarak eşsiz, biricik yapan da tamamen bize özel bu yaşanmışlıklarımızdır. Bu yüzden bu eşsiz deneyimlerimizi sahiplenmeli, sevmeli, onurlandırmalıyız.

Kintsugi aynı zamanda Wabi-Sabi (kusurlarda görülen güzellik), Mottainai (bir şey ziyan edildiğindeki pişmanlık hissi), Mushin (değişimi kabul etme ihtiyacı) gibi daha birçok doğu felsefesini de içinde barındırır. Bu bağlamda hem tek başına hem de diğer felsefelerle birlikte Psikiyatristler ve Psikologlar tarafından oldukça sık kullanılmaya başlanmıştır.